Orta Kulak Enfeksiyonları

Kulak zarından sonraki kısma orta kulak denir. Bu bölümde, sesin iletilmesini sağlayan çekiç, örs ve üzengi kemikleri bulunur. Geniz boşluğuna kanal açılmasını sağlayan östaki borusu da yine bu bölümde bulunur. Östaki borusu sayesinde, orta kulağa hava geçişinin sağlanmasıyla kulak içindeki hava basıncı dengelenmiş olur. Bu alanda bakterilerin oluşturduğu hastalığa; orta kulak enfesiyonu ya da orta kulak iltihabı denir. Özellikle çocuklarda çok sık rastlanıan bu hastalık; akut ve kronik orta kulak enfeksiyonu olarak ikiye ayrılır.  Akut enfeksiyonlar, boğaz enfeksiyonu şeklinde görülen rahatsızlıkların ardından, östaki borusunun şişmesi ve kanalı kapatmasıyla, bakterilerin o bölgede çoğalması şeklinde oluşur. Kronik enfeksiyonlarsa; süre bakımından zun ve kendini tekrarlayan bir rahatsızlıktır. Şayet 6 ay içinde 3 kereden fazla orta kulak enfeksiyonu görülürse, bu, hastalığın kronik bir hal aldığının göstergesidir.

Orta Kulak Enfeksiyonunun Belirtileri

  • İşitme zorluğu
  • Ateş
  • Basınç artması nedeniyle kulaklarda tıkanıklık hissi
  • Özellikle bebeklerde huzursuzluk, beslenme sorunları
  • Kulakta ağrı hissi
  • Kulaktaki basıncın değişmesi nedeiyle kulak zarında delinme ve delinmeyle kanlı ya da yeşile yakın bir renkte akıntı meydana gelmesi

Orta Kulak Enfeksiyonuna Tanı Koyma

Orta kulak enfeksiyonu, yapılacak ilk muayene ve değerlendirmeden sonra, kulak zarının otoskop adlı aletle kulak zarının incelenmesi sonucu belirlenir. Bakteri nedeniyle oluşan iltihaplar sonucu kulakta kızarıklık ya da şişkinlik görülür. İncelenen bazı hastalarda ise kulak zarının delindiği ve iltihap akıntısı olduğu gözlemlenir. Bakteri nedeniyle oluşmamış orta kulak enfeksiyonları ise; kulak zarının içe doğru çökmüş hali, otoskop ile belirlenir. Bunun nedeni ise östaki borusunun tıkanması sonucu bakteri oluşumudur.

Hasta, şikayetlerinin kronik olduğundan şikayetçiyse, kronik enfeksiyon olup olmadığı tanısına, bazı tetkikler uygulanarak varılır. Öncelikle işitme testi uygulanır ve varsa işitme kaybının derecesi belirlenir.

Orta kulaktaki basıncın arttığına dair bir şikayetle gelen hastalar içinse basınç ölçümü yapılır. Bu rahatsızlığa seröz orta kulak enfeksiyonu denmektedir. Basınç ölçümüden sonra tomografi ve film çekimi yapılarak hastalağın şiddeti belirlenir. Bu sayede tedavi sürecine ya da ameliyat gerekip gerekmediğine karar verilmiş olur.

Orta Kulak Enfeksiyonunun Tedavisi

Atılması gereken ilk adım, enfeksiyonun türünü belirlemek olmalıdır. akut, kronik ya da seröz enfeksiyonlarından hangisi için teşhis konulursa tedavi ona göre yapılmalıdır. Enfeksiyon türüne göre tedavi yöntemlerini sıralamak gerekirse;

  • Akut enfeksiyonunda, bakterilerin kurutulması için antibiyotik tedavisi uygulanır. Ayrıca hissedilen ağrıyı yok etmek için ağrı kesici de verilir. Tedavinin süresi yaklaşık 2 haftadır. Kulak zarını çizme işlemi uygulanmaz. Doğru tedavi sürecinden geçen akut enfeksiyonu, tedavisi sonunda sorun yaratmaz.
  • Seröz enfeksiyonunun tedavi süreci de ilaçla olur. İlaç tedavisi sonunda yanıt alınmazsa basınç azaltma işlemine gidilir. Bu işlem, küçük bir oprasyon gerektirir. Ameliyatın amacı; orta kulaktaki sıvı iltihabı dışarı atmaktır. Şayet enfeksiyon oluşumu alerjik nedenlere dayanıyorsa, bazı besinlerin alınmaması yönünde doktorunuz tavsiyede bulunur. Tedavi uygulanması şart bir rahatsızlıktır. Aksi halde; işitme kaybı ya da orta kulakta bulunan kemiklerde erime görülebilir.
  • Kroik enfeksiyonda ise; ilaçla birlikte ameliyat da gereklidir. Ameliyatın gerekli olmasının nedeni, enfeksiyonun diğer dokulara yayılmasını ve kulak kemiklerinin erimesini engellemektir. Şayet enfeksiyon yayılırsa, beyinde apse ya da beyin zarlarının iltihaplanmasıyla menenjit görülebilir.

Orta kulak enfeksiyonu ameliyatında kulak zarını çizme ya da tüp takma işlemi uygulanır. Çizilen kulak zarıyla, oluşan iltihap akıtılır. Eğer iltihap yapışkan bir haldeyse ve akıtılamıyorsa, delinen kulak zarına tüp takılır ve tüp sayesinde orta kulağa hava akışı sağlanır. Ameliyat esnasında genel anestezi uygulanır. 

Ameliyat gerçekleşmediği takdirde; işitme kaybında artış ve günlük yaşantının zorlaşması görülür. Ancak belirtmek de fayda vardır ki, ameliyat olunduğu takdirde, bazı hastalarda kronik enfeksiyonun devam ettiği de görülmektedir.

Kronik enfeksiyonlarsa tüp takılması en etkili tedavi yöntemidir. Genelde takılan tüpler kendiliğinden düşer, yani vücut tarafından atılır. Kendi kendine düşmeyen tüpler, ameliyatı yapan doktor tarafından çıkarılır. Merak edilmemesi gereken konu ise; ameliyatta delinen kulak zarının kendiliğinden kapanmasıdır. Kendiliğinden kapanmama durumu, çok az rastlanan bir durumdur. Böyle bir durumda, tekrardan geçirilecek küçük bir operasyonla yama işlemi yapılır.

Orta Kulak Enfeksiyonundan Korunma Yolları

  • Bebeklerin mutlaka anne sütüyle beslenmesi ve oturur pozisyonda besleme yapılması
  • Çocukluk ve yetişkinlik döneminde kulak yoluna zarar verici eylemlerin yapılmaması
  • Kulak çöpünün doğru kullanılması
  • Soğuk algınlığı için düzenli aşı yapılması. Böylece bakteri üremesinin engellenmesi ve hastalığa yakalanma ihtimalinin azaltılması
  • Kulakta duyulan ağrı ya da işitme zorluğu gibi durumlarda ilk olarak mutlaka bir doktora başvurulması
  • Doktor kontrolünde tedavinin belirlenmesi
  • Kulağa sık sık su kaçmasının önlenmesi
  • Orta kulak enfesiyonunu engellemek için üst solunum yolu enfeksiyonlarından da korunulması
  • Orta kulak enfeksiyonuna neden olan bazı mikroorganizmalar karşı üretilmiş aşıların yaptırılması

Özellikle çocuk yaşta işitme kaybı yaşanmasıyla, öğrenme ya da konuşma bozuklukları gibi durumlar ortaya çıkabilir. Çok az rastlansa da, orta kulakta oluşan enfeksiyon, beyne sıçrayıp istenmeyen başka rahatsızlıkların yaşanmasına neden olabilir. Tüm bu olumsuz durumların önüne geçmenin ilk ve en önemli yolu erken teşhistir. Bunun için, kişi kendinde hissettiği en ufak farklı bir durumda, bir hekime başvurmalıdır.