Uyku Apnesi

Uyku bozukluklarının nedenlerinden biri de uyku apnesi olarak kendini gösterir. En sık rastlanan uyku hastalıklarından biridir. En çok dikkat edilmesi gereken hastalıklardan da biridir. Çünkü hastalığın karakteristik özellikleri, sinsi bir biçimde ilerlemesi ve hatta ölüme neden olabilmesidir. Bu da kişinin sağlıklı yaşamasını yok edecek kadar ciddi bir rahatsızlık olduğunu gösterir. Birçok hastalık içinde fazlasıyla yaygındır ancak tanı konmadığı için herkes tarafından bilinmemektedir. Uyku apnesi; uyku halindeyken alınan nefesin dar bir alandan geçerek titreşim oluşturmasıdır. Halk içinde horlama olarak bilinmektedir. Devamlı olarak görüldüğü zaman tıkayıcı uyku apnesi haline dönüşebilir. Uykuda nefes alınıp verilmesinde nefesin kesilmesi, şiddetli biçimde horlama uyku apnesinin belirtilerindendir. Uyku apnesiyle kalbin düzensiz bir şekilde çalışması hatta birkaç saniyeliğine durması söz konusudur. Uyku anında gelişen ani ölümlerin bir nedeni de uyku apnesidir. Uyku apnesinin kişide olup olmadığını belirlemek için birkaç soru sorulabilir:

  • Hangi sıklıklarda ve hangi şiddette horlama olduğu,
  • Uykuda alınan nefesin durup durmadığı,
  • Sigara ya da alkol kullanılıp kullanılmadığı
  • Uykuda alınan pozisyonlar
  • Kullanılan ilaçlar
  • Uykuya dalma süresi ve uykuda kalma süresi
  • Burunda tıkanma hissi
  • Gün içinde devamlı duyulan yorgunluk hissi istemeden uyuklama yaşanıp yaşanmadığı sorulur.

Uyku Apnesi Teşhisi ve Tedavisi

Uyku apnesinin teşhis edilmesi için ilk önce fiziki bir muayne yapılır. Fiziki muaynede burundaki hava yolunun neden kapandığına dair bulgular saptanır. Kan basıncı ve kilo ölçümü yapılır.

Uygulanacak tedavi yöntemleri de uyku apnesinde görülen şiddete göre değişmektedir. Birkaç alışkanlığın değiştirilmesi ve yaşam kalitesinin arttırılmasıyla uyku apnesinin tedavisi sağlanabilir. Yapılacak birkaç değişimi;

  • Uyku pozisyonunu değiştirme: Sırt üstü yatmak, boğazdaki dokuların hava pasajını kapatmasına ya da daralmasına neden olur. Bu yüzden yan yatarak uyunması tavsiye edilir.
  • Alkol tüketmek ve bazı ilaçları kullanmamak: Alkol tüketmek, bazı uyku ilaçlarını kullanmak, sakinleştirici içmek ya da nezle ya da grip gibi hastalıklarda kullanılan ilaçlar, horlamayı ve uyku apnesinin şiddetini arttıracağı için uzak durulması gerekmektedir.
  • Kilo vermek: Kilo vermek, horlama sorununu çözmek ya da en az düzeye indirmek için çok önemlidir. Kullanılan diğer yöntemlerin daha fazla işe yaraması için, mutlaka kilo verme yönteminin de kullanılması gerekir. Çünkü uyku apnesi görülen hastaların, yüzde olarak yüksek oranda kilo sorunu yaşadıkları görülmüştür.
  • Düzenli egzersizler yapmak: Düzenli egzersiz yaparak, daha hızlı kilo verilir, kaslar güçlenir ve akciğerler çok daha iyi çalışır.
  • Uyku apnesi tedavisinde cihaz kullanımı: Uyku apnesini ya da şiddetli horlamayı tedavi etmek için, doktor tavsiyesiyle cihaz da kullanılabilir. Cpap bu alanda en çok kullanılan cihazdır. Bu ve bunun gibi cihazlarda izlenen yol; cihazın hava yoluna basınçlı hava verilir ve bu hava kapanmış ya da daralmış hava yolundan geçip akciğere ulaşır. Cihazın basınçlı hava vermesi maske takılarak gerçekleşir. Verilecek basıncın şiddeti, uyku apnesi rahatsızlığı belirlenirken yapılan uyku çalışmalarının verilerine göre belirlenir. Bu tür cihazlar hem gece boyunca hem her gece kullanılmalıdır ki istenilen sonuç alınabilsin. Burun tıkanıklığı olan kişiler, bu tip cihazları kullanmaları durumunda verim alamazlar.

Tedavi yöntemlerinden bir diğeri de; ağız içine yapılan aparey uygulamalarıdır. Uyku apnesi tedavisinde son dönemlerde sıklıkla kullanılan yöntemlerden biri olmuştur. İki çeşidi vardır. Dili öne çeken apareyler ve alt çeneyi öne çeken apareyler şeklindedir. Alt çeneyi öne getiren apareyler sayesinde boğaz ve dil kökünün hacminde artış görülür. Dilin ön tarafa gelmesini sağlayan apareyler sayesinde de; dil kökünde ve boğazın yanında bulunan damağın ark bölümünde genişleme görülür. Basit horlama şikayetiyle gelen hastalara, aparey tedavisi uygulandığında %70 ile %100 arasında değişen olumlu sonuçlar alınmaktadır. Kullanılacak apareyin türü, kişinin ağız ve çene yapısına göre belirlenmektedir. Örneğin, damak kubbesinde genişlik olan, küçük ve sivri yapılı dile sahip olan kişilerde, aparey tedavisini kullanmak olumlu sonuç vermez. Bu hastaların, diğer tedavi seçeneklerini kullanmaları gerekir. Sonuç olarak aparey kullanımında, kişilerin ağız ve de çene özellikleri dikkate alınarak tedavi sürecine karar verilmelidir.

Tedavide cerrahi uygulamalara, kişinin sorun yaratan tıkanma alanının tek bölgede değil, birden fazla bölgede farklı derecelerde görülmesi sonucu karar verilir. Kişinin genel durumu ve varsa başka rahatsızlıkları da göz önüne alınarak cerrahi operasyon için bir karara varılır. Birçok ameliyat yönteminin uygulandığı uyku apnesi için ameliyatın gerekli olduğunu da;

  • Apne hipopne endeksinin 20’nin üstünde olması
  • Kan içindeki oksijen doygunluk oranının %90’dan daha az olması
  • Gün boyunca uyku hali yaşama
  • Kalp ritminde belirgin bir bozukluk olması
  • Kişilerde anatomik olarak bozukluğun görülmesi
  • Uygulanan tedavi yöntemlerinden olumlu sonuç alınmaması
  • Ameliyat olmak için başka tıbbi sorunun olmaması durumları belirler.